Download Video and Audio from YouTube

MEVLA ALİ/ Sasan Arya

3,297 views 160 0

MEVLA ALİ/ Sasan Arya Farsça (Türkçe Alt Yazılı) Radyo Neva 2017 Yaklaşık 20 yıl kadar önce "Ziyaret" adıyla, Muhammed İshafani tarafından İmam Ali hakkında yorumlanan "Molla Memmed Can" adlı yüz yıllık beste, Sasan Arya tarafından bu kez "Mevla Ali" adıyla yeniden yorumlanıyor... Molla Memmed Can bestesi, Afganistan'da Ayşe ile Molla Memmed adlı iki genç arasında yaşanan dillere destan bir aşkın ürünüdür aslında. Ayşe, varlıklı bir babanın güzeller güzeli biricik kızıdır. Molla Memmed ise fakir bir talebedir. Molla Memmed, bir gün derse giderken çeşme başında soluklanmak ister. O sırada Ayşe de bir grup kadınla birlikte çeşmeden su almaya gelmiştir. İki genç burada birbirlerini görür görmez aşık olurlar. O günden sonra da sık sık çeşme başında bir araya gelip uzaktan da olsa birbirlerini seyrederler. Nihayetinde bazı aracılar vasıtasıyla konuşup evlenmeye karar verirler. Ancak Ayşe'nin babası bir talebeye kız vermek istemez. Bu yüzden de kızını eve hapseder. Ayşe, bir gün bir yolunu bulup evden kaçarak çeşme başına gelir. Orada yanık bir türkü okur... "Biya ki berim be mezar Molla Memmed Can" (Haydi gel de Mezar'a gidelim...) dizeleriyle başlayan ve bugün onlarca sanatçının dilinde çeşitli sözlerle farklı dillere uyarlanan bu türkü, böyle şekillenir... Rivayete göre buradaki Mezar'dan kasıt Mezar-ı Şerif şehridir. Mezar-ı Şerif, adını İmam Ali'ye (a.s) isnat edilen kabirden alır. Afganlı söylentilere göre Kufeliler İmam'a ihanet edip onun ölümüne neden olduklarında Afganistanlı Müslümanlar harekete geçerek Kufe'deki İmam Ali mezarını gizlice buraya taşırlar. Böylece burası "İmam Ali'nin Türbesi" olarak bilinir. İmam'ın pak bedeninin burada oluşu nedeniyle de oraya Mezar-ı Şerif (Saygın Mezarlık) adı verilir. Ayşe ile Molla Memmed'in aşklarının Mezar'a varan öyküsü ise şöyledir: Molla Memmed, Ayşe'nin babasından hayır cevabını alınca dünyası yıkılır. Ders okuyamaz olur. Ayşe de evden dışarı çıkmayarak yemeden içmeden kesilir. Derken arkadaşları onu ziyarete gelirler. Mezar-ı Şerif'te padişahın yeni evlilere bedava düğün merasimi düzenlediğini ve çeşitli hediyeler takdim ettiğini, bunun uzun zamandır büyük bir gelenek olduğunu söylerler. Ayşe de bu güzel haberle çeşme başına gider. Orada bu türküyü okumaya başlar... O sırada Herat'tan geçen padişahın veziri, istem dışı bu türküyü işitir. Bir süre uzaktan kulak asar. Vezir, sözlerinden ve bestesinden kısa sürede etkilenir. "Bu ses kime aitse belli ki büyük bir derdi var" diye düşünür. Derhal Ayşe'nin yanına gelir ve ona yardımcı olacağını söyler. Böylece olayın yankıları saraya kadar varır. Bunun üzerine Padişah, vezirini göndererek Ayşe'yi Molla Memmed'e istemesini bizzat emreder. Baba, Padişah'ın isteğini hemen kabul edince de düğün dernek kurulur ve iki genç, adaklarını yerine getirmek üzere Mezar-ı Şerif'e, İmam Ali Türbesi'ne giderler...